15 Temmuz hain ve alçak darbe girişiminin yıldönümü münasebetiyle Ülkemiz genelinde olduğu gibi Çandırımızda da Çandırımızın yiğit insanlarıyla beraber 11-15 Temmuz tarihler arasında icra ettiğimiz “15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü” program ve faaliyetleri kapsamında, İlçe Kaymakamımız Ahmet Vezir BAYCAR, Belediye Başkanı Mustafa Ertan ÖRGÜN, Jandarma Komutanı Adnan ATICI, Emniyet Müdürü Mehmet Ali SORGUN, İlçe Müftüsü Mehmet ÖZCAN, Yazı İşleri Müdürü Bilal SIRKINTI, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bayram KAPAL, Daire Amirleri ve Halkımızın yoğun katılımlarıyla ”15 Temmuz Demokrasi Nöbeti” Çandır Cumhuriyet meydanında gerçekleştirildi.
İlçe Kaymakamımız Sayın Ahmet Vezir BAYCAR konuşmasında;

Çok kıymetli Çandırlı hemşerilerim,


Bu anlamlı ve güzel gecede sizleri saygı sevgi ve muhabbetle selamlarım. 15 Temmuz hain darbe girişiminin şanlı bir direnişle bertaraf edilmesinin birinci anma yıldönümü programına hepiniz hoş geldiniz.
Tarihinin en ağır imtihanlarından birini yaşayan ülkemiz, geçtiğimiz sene 15 Temmuz gecesi hayâsız bir saldırıya maruz kalmış, Allah’ın inayeti, idarecilerimizin dirayeti, aziz milletimizin cesareti ve kahraman silahlı güçlerimizin, kolluk kuvvetlerimizin üstün gayretleriyle ve eşsiz direnişiyle bu büyük tehlike bertaraf edilmiştir. Yaşanan hain darbe girişimi, sadece ülkemizi değil, tüm Müslüman dünyayı hedef almıştır. Biliyoruz ki, aziz milletimiz hem ateşler içinde yanan coğrafyamızın hem de insanlığın son umududur. Hakikatsizlik girdabında sürüklenen dünya, İslamofobi ile çalkalanan Batı, mazlum toprakların Müslümanları bizden çok şey beklemektedir. Böyle bir beklentiyi sona erdirmediği, mazlumların hamisi olmuş bu milleti ve devletimizi muhafaza ettiği için Cenab-ı Hakk’a sonsuz şükürler olsun.
15 Temmuz; Türk Milleti olarak “biz” olduğumuzun, tek yürek olduğumuzun , hep beraber Türkiye olduğumuzun, tek millet tek devlet olduğumuzun, “vatan” ekseninde hep beraber durabildiğimizin, Anadolu olduğumuzun ilanıdır.
15 Temmuz; tarihe dönüşümüzün, kültüre dönüşümüzün, coğrafyaya dönüşümüzün, kardeşliğimize dönüşümüzün, özümüze dönüşümüzün, miladıdır. 15 Temmuz, ülke ve toplum tarihimiz açısından bir milattır. Büyük bir yürüyüşe adandığımızın göstergesidir. 15 Temmuz; Yüz yılın mücadelesini bir geceye sığdırdığımız, küresel güç haritalarını altüst ettiğimiz, tarih yapıcı rolümüze geri döndüğümüzün işaretidir.
Arkasına birçok şer odağının desteğini alarak güçlenen ve sadece darbe değil, aynı zamanda katliam planları yapan FETÖ yapılanmasının hain saldırıları karşısında muzaffer olan milletimizin yegâne istidadı ve imdadı, Allah’a olan imanı ve güzel vatanımıza olan aşkı, istiklaline ve hürriyete olan bağlılığıdır.
Böylece millimiz demokrasi dışı hiç bir güce boyun eğmeyeceğini, tarihe altın harflerle yazmıştır. Bundan sonraki her türlü gayrı meşru girişimin önünü sonsuza kadar kapatmış, demokrasiye ve cumhuriyete, cumhurun gücüne sahip çıkmıştır.
Hepimizin malumu 15 Temmuz darbe girişimini önlemek, yüce vatanımızı ve devletimizi hain ellerden korumak için mücadele ederken 250 kahraman vatandaşımız şehadet şerbetini içmiş 2000 i aşkın vatan kahramanı da gazi olmuştur. bizim en önemli görevimizden biri de şehitlerimizin hakkını vermek, gazilerimizin kıymetini bilmek ve özellikle geçlerimizin ve çocuklarımızın bugünleri unutmamasını sağlamaktır. Milletinin onurunu ve hukukunu, evlatlarının geleceğini korumak uğruna bu gecede hayatlarını kaybeden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Onlar Malazgirt’ten Çanakkale’ye uzanan bir destanın satırları, şüheda ecdadın şüheda torunlarıdır. Bizlere o gece özgürlüğümüzü ve bütünlüğümüzü hediye etmekle kalmayıp, adeta hepimizi derin bir uykudan uyandırmışlardır. Acıdan ders almanın, zafer coşkusundan bir şuur inşa etmenin yolunu açtılar. Bizler biliyoruz ki onlar için hayat devam edip, aziz milletimizin gönlünde ebediyen yaşayacaklardır. Emanetleri ise devletimiz ve milletimizle beraber, hepimizin omzundadır.
15 Temmuz bizlere göstermiştir ki, hiçbir güç Allah aşkı ve vatan sevgisiyle dolu yüreklerden daha üstün olamaz. Devletimizin bütün kurumlarını yerle yeksan etmeyi, irademizi çökertmeyi, milletimizi sindirmeyi ve İslam ümmetinin umudunu toprağa gömmeyi hedefleyenler, rezil ve zelil olmuşlardır. Aklını, idrakini, izanını ve vicdanını ihanet odaklarına kiralayanlar, kendi tuzaklarında boğulmuşlardır.
15 Temmuz’dan sonra birliğimizi ve dirliğimizi muhafaza etme adına ülkemizin dört bir yanında oluşan coşkunun, kararlılığa ve istikrara dönüşmesi için her birimizin üzerine düşen sorumluluklar vardır. Güven bunalımını aşmak, birbirimize duyduğumuz güveni pekiştirmekle, fitne ve fesat söylemlerine itibar etmemekle mümkün olacaktır. Millet olarak tüm farlılıklarımızı zenginlik addedip vatan söz konusu olduğunda tek yürek olmak bizim en asil milli ve vatandaşlık görevimizidir. Adaletten, merhametten, itidalden, uhuvvetten zerre miktar ayrılmamalı, yarınlara huzur ve güven taşımalıyız.
“Ezanları susturan darbelerden, darbeleri susturan salalara” şiarıyla ve “Hâfız” ismiyle bizleri büyük bir fitneden muhafaza buyuran Rabbimize nihayetsiz hamdolsun. Milletimize bu ağır imtihanda cesaretli, metanetli ve iradeli olmayı nasip eden Yüce Rabbimiz, beraberlik ruhumuzu dağıtmaya, ferasetimizi akamete uğratmaya, soğukkanlı duruşumuzu bozmaya kalkışanlara fırsat vermesin. Milletimizin geleceğini aydınlık ve müreffeh eylesin. Eman ve emniyeti, selam ve selameti, huzur ve bereketi bu topraklarda daim eylesin.
Bu duygularla Malazgirt Zaferinden bu yana bilhassa 15 temmuz gecesinde şehit olan vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı, kahraman Gazilerimize şifalar dilerim. Demokrasi nöbetimiz hayırlı olsun. Geceniz mübarek yolumuz ve bahtımız açık olsun.
Hepinize hayırlı geceler dilerim.